Öğrenci Günlüğü



      Tarihi içinde barındıran Denizli’ye geldiğim için ve burada arkeoloji okuma şansını elde ettiğim için çok mutluyum. İlk kazı deneyimime Laodikeia’da başladım. Her gün güneş doğmadan Laodikeia’ya gitme heyecanıyla uyanırdım. Laodikeia’ya vardığımda güneşin doğuşu adeta Laodikeia’nın bir parçası gibi o eşsiz tarihi daha da güzel yansıtıyordu. Benimle birlikte diğer arkadaşlarımda belki bugün de bu büyük tarihten bir parça yeryüzüne çıkarırız umuduyla kasalarını alır araziye inerlerdi. Her günün başlangıcında güneşin doğuşuna hayran kalırdım. Bazen içimden Laodikeia’ya seslendiğim olurdu. Laodikeia’nın bir gün tamamıyla yeryüzüne çıkması için ona bir el de benim uzatıp bütün arkadaşlarımın ve hocalarımın çabalarına bir de benim katkım olsun diye düşünür ve ona söz verirdim. Çünkü her gün bana seslendiğini duyar gibiydim. Tabiî ki de yalnız bana değil herkese sesleniyordu. Yeraltından gün yüzüne çıkmak istiyordu adeta. Gün bitiminde ise Laodikeia’dan ayrılırken bir burukluk olurdu içimde. Yarın görüşmek üzere derdim kendi kendime. Eve geldiğimde ise yorgun olurdum. Fakat bugün de Laodikeia için de elimden geleni yaptım der ve yorgunluğumu unutmayı başarırdım.
     Laodikeia ve Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Celal ŞİMŞEK hocam başta olmak üzere diğer hocalarımın bana çok şey kattıklarını söyleyebilirim. Artık arkeoloji okuma heyecanını daha da hissediyorum. Ve her gün kazıdan geldiğimde ev arkadaşlarımla da paylaşırdım. Gün içinde neler bulduğumuzu neler olup bittiğini yorgunluğumu hissetmeden anlatırdım.
Tek paylaşmadığım bir şey vardı. O da Laodikeia ile neler paylaştığım. Herkesin bir gün bu duyguyu tatması dileğiyle…

Çiğdem ŞAHİN PAÜ Arkeoloji III. Sınıf Öğrencisi

 

      Dostluktan, samimiyetten, nöbetçilikten, bulaşıktan, araziden, tozdan, el arabası ve kürekten, belki derin ahlardan, belki de çınlayan kahkaha seslerinden, ama en önemlisi Laodikeia’dan, güzel antik kentimden merhaba.

    Susuyorum, sustukça sen oluyorum, sen oldukça kendime kalıyorum, seni buluyorum. Cezasının ne zaman biteceğini bilmeyen hükümlüyüm sende. Ama cezalı mıyım sizce? Gün doğumları, güneş batımları… Yeni günün heyecanı kimi zaman geçen zamanın yorgunluğu…
    Laodikeia’nın rüzgârı, arkeologları, öğrencileri, hocaları, açma şefleri, ustaları hepsi hepsi fısıltılı bir günaydınla geldi. Çoğu iç geçirerek gitti. Kimi dönmeyi istedi fazlaca, kim bilir kimi cesaret edemedi terk etmeye. Bazısı sabah serviste uyumayı sevdi. Erken uyanmaya sinirlendi bazısı. Ama hep bir arada olmaktan çok “bir daha” olmamaktı güzelliği. Ben bugün gidiyorum. Şair “ Hayır yetmiyor ayrılıkları ve büyük serüvenleri anlatmaya iyi bir şiir (yazı) bazen. Ama ben anlatıp durdum ne varsa” demiş. Ben anlatıp durdum ne varsa yenibaharda birlikteliğe. Gülen gözlere, tüm arkadaşlarıma ama özellikle Asopos’ taki ekip arkadaşlarıma, hocalarıma, yürekten bağlılığa elveda.

Hülya HIZARCI PAÜ Arkeoloji III. Sınıf Öğrencisi


Bu site Laodikeia Kazı Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır. Site içerisinde yer alan ögelerin tüm kullanım hakları saklıdır.