• LAODIKEIA
    KAZISI
Ana Sayfa / Kazı Çalışmaları

 

1. ASOPOS TEPESİ 2

Laodikeia Antik Kenti-Asopos Tepesi 2’de, 2024 yılında höyük yeniden çalışma planına dahil edilmiştir. Asopos Tepesi 2’deki çalışmanın amacı ovaya hâkim bir konumda olan höyüğün kuzey sınırı belirleyebilmek ve yerleşim dokusunu değişkenleriyle değerlendirebilmektir. 2024 yılında kentin genel plan karesinde 18I karelajında konumlanan 3I açmasında çalışılmıştır. Açmanın kuzeydoğusundan başlayarak güneybatıya doğru ilerleyen, farklı çukurların birleşmesiyle oluşan alanda üç farklı birimde çalışmalar gerçekleşmiştir.

İlk birim;kuzeyden doğuya doğru devam eden yoğun seramik parçalarının bulunduğu dolgudur. Kazı çalışmalarının sonucunda alanda stratigrafik kronoloji izlenmediği anlaşılmıştır. Tanımlı bir mimari veri bulunamayışı yer yer 20 cm’e varan kalınlıktaki konglomera oluşumlar, ana toprak niteliğindeki killi dolgular açmanın dolgu tanımını zorlaştırmaktadır. Bu dolgudaki Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemi’ne tarihlendirilen seramik buluntuları seki-platform üstünden düşmüş şekilde karşımıza çıkmıştır. Genel olarak ters dönmüş ve kırılarak birbirine karışmış parçalar şeklinde bulunmuşlardır. Seramik buluntuların yoğun şekilde tespit edildiği dolgunun kaldırılmasıyla dağınık halde olduğu görülen taş grubu açığa çıkarılmıştır. Farklı konumlarda bulunan insan kol-bacak uzun kemikleri ile bir taş üstünde bulunan kafatası alın kemiği bütünlüğü bozulmuş bir mezar izlenimi vermektedir. Yerleşmedeki tabakalar değerlendirildiğinde; bu alanın Orta Tunç

Çağı’ndan itibaren mezarlık olarak kullanılmış olabileceği düşünülebilirse de dolgunun karışıklığı ve ağırlıklı malzemenin Geç Hellenistik - Erken Roma Dönemi’ne ait olması bu yorumu pek mümkün kılmamaktadır. Tümlenebilir kapların yoğunluğu ve yüksek bir yerden düşmüş olmaları varsayımı değerlendir

ildiğinde ise bu alanın ritüel amaçlı kullanılmış olduğu söylenebilir. Alanın farklı dönemlerde kullanımı ve yüzeye çok yakın olmasından dolayı da tahribata açık oluşu kesin bir çıkarımda bulunmamızı engellemektedir.

İkinci birim;birinci birimin kuzeydoğusunun hemen güneyindeki alanda oluşturulmuştur.  Bu birim dolgusunda ise Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemi seramikleri ağırlıkta olup kuzeyindeki birime oranla sayıca daha azdır. Bu dolguda çatı kiremidi parçaları ise yoğunluktadır. Alanın doğu ve batı sınırlarında kerpiç bloklara rastlanmıştır. Bu bağlamda burada bir işlik yapısı olabileceği ve tahrip edildiği düşünülebilir.

Üçüncü birim;alanın kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda ilerleyen hattın güney kesimi de oluşturulmuştur. Bu birim dolgusunda seramik parça niteliği değişmiş ve sayıca da azalmıştır. Aynı alanda biri tam, diğeri tama yakın ve iç içe geçmiş halde benzer tipolojide iki adet kâse ile Bergama tipi skyphos, kabartmalı kaselerden oluşan diğer birimlere göre daha nitelikli parçalar bulunmuştur. Genel olarak tarihleme yapabileceğimiz buluntular bu birime ait dolgulardan gelmiştir. Dolgunun doğusu ile batısı konglomera ve killi ana toprak ile çevrilidir. Birbirinden bağımsız doğrultu ve örgülerde açığa çıkarılan duvarlar mevcuttur ancak bağlantılı değillerdir. Açmanın güneybatısında saptanan çukurda bulunan seramikler Orta Tunç Çağı’na aittir. Güneybatıda profile doğru devam eden dolgunun sınırı kalkerli ve içe doğru eğimli bir düzlemle tanımlanmıştır. Küllü bir yapıya sahip olan alanın altında sıkıştırılmış ve eğimli bir taban mevcuttur. Bu bağlamda açmanın Orta Tunç Çağı’nda yerleşim sınırı içinde ve güneydeki açmalarla yapılan karşılaş

tırmalarla işlik ve mezarlık alanı olarak kullanılmış olduğu yerinde bir hipotezdir. Taş duvarların temel seviyesinde olduğu düşünüldüğünde ise daha geç bir döneme ait oldukları söylenebilir.

Açmanın genelini değerlendirdiğimizde en erken bulgular Orta Tunç Çağ’ına aittir, tanımlı bir mimari unsur olmadan seramik değerlendirmesi verileriyle GTÇ ve Demir Çağı varlığından da söz edebilmekteyiz. Tanımlı yerleşmenin Orta Tunç Çağ’a ait olduğunu, bu alanın Hellenistik-Roma sürecinde bir periferi olarak kullanıldığını ve ritüel amacı barındırdığını söylemek mümkündür.



 

2a. BATI TİYATROSU KAZI ÇALIŞMALARI

Batı Tiyatrosu, orkestraya doğru dik eğimli ve Hellenistik geleneğe göre tamamen doğal zemine oyularak yapılmış kentin erken (MÖ 2. yy) tiyatrosudur. Tiyatronun batı yönünde konumlandırılmasının en önemli üç nedeni, kentin erken yerleşiminin bu yönde olması, batı esintilerinden (imbat) faydalanılmak istenmesi ve topografyanın uygunluğudur. 8 merdiven geçişi ile 9 kerkidese bölünen tiyatro, orta kısımda bulunan tek diazoma ile alt ve üst cavea olarak ikiye bölünmüştür. 

2024 yılı Batı Tiyatrosu kazı çalışmalarındaki amaç, tiyatronun sahne binasında yapılacak restorasyon çalışmaları için sahne binası duvar temellerinin durumunu tespit etmek, locaları, kuzey paradosu ve güney paradosu kazarak açığa çıkarmak ve sahne binası hakkında detaylı fikir sahibi olmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda tiyatro kazılarında, kuzey parados geçişinin güneyinde yer alan 3x4 m’lik açmada, güney parados geçişinin kuzeyinde yer alan 3x4 m’lik açmada, loca 1-7’de, kuzey paradosta ve güney paradosta olmak üzere 11 farklı alanda kazı çalışmaları yapılmıştır.

 

Kuzey Parados Çalışmaları; Parados içerisinde yapılan çalışmalarda, parados’un doğu girişinin sonraki dönemlerde büyük boyutlu traverten bloklarla kapatıldığı ve tabanının yaklaşık 1,20 m yükseltildiği anlaşılmıştır. Söz konusu traverten blokları üzerinde tespit edilen fresklerin, parados kuzey duvarı üzerindeki fresklerle benzer özellikler gösterdiği anlaşılmıştır. Freskler; restorasyon departmanı tarafından bordür çalışmaları sonrasında sağlamlaştırılmıştır. Kuzey parados içerisinde üst yapı sistemine ait küçük ve büyük boyutlu tuğla tonoz parçaları yoğun olarak tespit edilmiştir. Fotoğraflarla belgelenen ve çizimleri yapılan dağınık haldeki tonoz sistemine ait tuğla ve traverten parçaları sistematik olarak kaldırılıp tasnif alanına taşınmıştır.

Kuzey Parados Geçişinin Güneyindeki Çalışmalar; Kuzey parados geçişinin güneyinde kalan ve tiyatro yapısının sonraki kullanım evrelerinde kapatıldığı düşünülen tonozlu koridorun kuzey ucunun devamı durumundaki açmada kazı çalışmaları yapılmıştır. Açmanın güney bölümünde bulunan tonozlu koridor geçişi, devşirme mermer ve travertenlerden oluşan düzensiz örgü sistemiyle kapatılmış, kuzey bölümündeki duvar ise düzgün kesilmiş dörtgen traverten bloklardan örülmüştür. Söz konusu bölümdeki taban sıkıştırılmış sert toprak zeminden oluşmaktadır. Ayrıca orkestra bölümünden gelen kanalizasyon sisteminin kapakları yine bu alanda takip edilebilmektedir. Yapılan çalışmalarla ilk olarak kapaklar kaldırılmış, kanalizasyon içerisindeki toprağın bir bölümü boşaltılmış ve yoğun yağış durumunda oluşabilecek su birikintilerine karşı drenaj kanalı açılmıştır.

 

Güney Parados Geçişinin Kuzeyindeki Çalışmalar; Güney parados geçişinin kuzeyinde ve tiyatro yapısının yine sonraki kullanım evrelerinde kapatıldığı düşünülen tonozlu koridorun güney ucunun devamı durumundaki alanda kazı çalışmaları yürütülmüştür. Yapılan çalışmalarda açmanın güney bölümündeki geçişin traverten bloklarla örülerek kapatıldığı gözlemlenmiştir. Kapatılan alan üst kısmında yer alan sahne bölümünün taban döşemesine destek olması amacıyla traverten bir blokla ikiye ayrılmış, iki gözlü bir açıklık oluşturulmuştur. Ayrıca açmanın doğu ve batı duvarlarına birleşik karşılıklı olarak yerleştirilen iki adet destek tespit edilmiştir. Batıdaki destek payandası, erken dönem sahne binası düzenlemesiyle ilişkili tonozlu koridor batı duvar içerisinde açığa çıkarılan payandalarla benzer şekilde yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Açmanın kuzey bölümündeki tonozlu koridor geçişi ise devşirme mermer ve traverten bloklarla düzensiz olarak kapatıldığı tespit edilmiştir.

 

Loca çalışmaları;Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne binası restorasyon çalışmalarına başlayabilmek amacıyla duvar temellerinin sağlamlığını anlamaya yönelik localara ait duvar temellerinin fiziksel durumunun anlaşılması ve restorasyon çalışmaları sırasında eklenecek artı yükün ne denli yeterli olduğunun anlaşılmasına yönelik kademeli olarak loca bölümlerinde kazı çalışmaları yapılmıştır. Batı Tiyatrosu’nda bulunan 7 adet Locaya ait çalışma sırasıyla şu şekildedir.

●Loca 1;Locanın güneybatı köşesinde podyum açığa çıkartılmıştır. Devşirme mermer ve traverten bloklardan örülen podyumun olasılıkla tiyatronun sahne binasının üst katlarına erişimi sağlayan vinç sisteminin tabanı olarak kullanılmış olduğu düşünülmektedir. Loca 1’in batı duvarının içerisinde dışa taşkın olarak yapılmış ve aynı hizada farklı yüksekliklerde bulunan çıkıntılı bloklar, bahsi geçen podyumun vinç sistemiyle ilişkili olduğu düşüncesini destekler niteliktedir. Podyum içindeki seviye indirme çalışmalarında Geç Hellenistik-Erken Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenen boyalı mermer mimari parçaları ile dağınık halde boyalı mermer Skylla Heykel Grubu’na ait heykel parçaları tespit edilerek gerekli belgeleme ve çizim çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Podyumda sıkıştırılmış sert toprak zemine ulaşılmış ve çalışmalar tamamlanmıştır.

●Loca 2; seviyeli toprak indirme çalışmaları gerçekleştirilmiş ve alanda sıkıştırılmış sert toprak zemine ulaşılmış, buradaki kazı çalışmaları tamamlanmıştır. Çalışmalarda iki farklı Eros heykeli yan yana açığa çıkarılmıştır. Eros heykellerinin yanında ise Syklla’ya ait vahşi köpeklerin Odysseus’un arkadaşlarına saldırmasını gösteren gövde parçası açığa çıkarılmıştır.

●Loca 3; çalışmalarda alanda yoğun miktarda tuğla, traverten ve mermer parçalarından oluşan dolgu tespit edilmiş, Loca 3’ten Loca 4’e geçişi sağlayan kapı açığa çıkarılmıştır. Alanda sıkıştırılmış sert toprak zemine ulaşılmış, çalışmalar tamamlanmıştır.

●Loca 4; altta bulunan traverten tonozun üzeri temizlenmiş, yer yer kayma ve çökmelerin olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca tonoz içerisinde mermer yapı elemanlarına ait bloklarında kullanıldığı tespit edilmiştir. Temizlenen tonozun üstü fotoğraflarla belgelendirilmiş ve çalışmalar tamamlanmıştır.

●Loca 5;güney duvarının önünde, geç dönem düzenlemesiyle yapıldığı düşünülen doğu-batı yönlü duvar tespit edilmiştir. Duvarın bazı bölümleri tek bazı bölümleri ise çift sıra tuğlayla örülmüştür. Duvarın doğu ucunda mermer erkek heykeline ait alt gövde parçası tespit edilmiştir.  Söz konusu erkek heykeline ait alt gövde parçasının kuzey parados geçişinin güneyindeki açmada bulunan üst gövde parçasıyla birleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca Loca 5’in kuzeybatı ve güneybatı köşelerinde, traverten bloklardan oluşan payandalar açığa çıkartılmıştır. Payandaların olasılıkla sahne binasının batı analemma duvarına destek amaçlı yapıldığı anlaşılmıştır. Alanda sıkıştırılmış sert toprak zemine ulaşılmış, çalışmalar tamamlanmıştır.

●Loca 6; batı duvarında kuzey duvara bitişik tonozlu bir geçiş kapısının varlığı tespit edilmiştir. Söz konusu kapı, tiyatronun batı analemma duvarının içerisinden batıya doğru devam etmekte ve tiyatronun batısında bulunan Theodosius ve Arcadius dönemlerinde çıkarılan fermanla (MS 395-396) yapılan kent surlarının dışına açılmaktadır. Alanda sıkıştırılmış sert toprak zemine ulaşılmış, çalışmalar tamamlanmıştır.

●Loca 7; seviyeli toprak indirme çalışmaları gerçekleştirilmiş ve alanda sıkıştırılmış sert toprak zemine ulaşılmış, buradaki kazı çalışmaları tamamlanmıştır. Çalışmalarda Selene heykeline ait üst parça ile kol parçası tespit edilmiş, söz konusu heykele ait alt gövde ise Loca 7’den kuzey paradosa geçişi sağlayan kapı aralığında açığa çıkarılmıştır.

Batı Tiyatrosu Güney-Doğu Sokak Kazı Çalışmaları

Laodikeia Batı Tiyatrosu’nun güneyindeki doğu-batı yönlü uzanan Batı Tiyatro Güney Sokakta 2020-2021 yılı kazı sezonlarında çalışılmış ve sokağın 29,70 m’lik bölümü açığa çıkarılmıştır. Açığa çıkarılan bölümde sokağın batıdan doğuya doğru genişleyerek devam ettiği topografyaya bağlı olarak yer yer basamaklı ve eğimli inşa edildiği anlaşılmıştır. Bu sezon kazı çalışmalarında ise sokağın batıdan doğuya doğru 29,70 m ve 41,70 m arasındaki bölümünün kazılması planlanmıştır. Batı Tiyatrosu Güney Sokağı’nın 36,70 m’sinde kuzeydoğu yönüne doğru dönen güney duvarın batısında toprak yapısının sıkıştırılmış sert toprak yapısına sahip olduğu görülmüştür. Söz konusu tabanın kentin yörükler tarafından kullanıldığı döneme ait olduğu düşünülmektedir. Alanın genelinde ise yapılan seviye indirme çalışmalarında sokağın traverten taban döşemesi tespit edilmiştir. Söz konusu taban döşemesi güneybatıdan-kuzeydoğuya doğru yükselerek devam etmektedir. Fotoğraflarla belgelenerek çizimi yapılan sıkıştırılmış sert toprak sistematik olarak kaldırılmış ve alanda kuzeydoğu-güneybatı yönlü künk sistemleri açığa çıkartılmıştır. Söz konusu künk sistemleri doğu-batı yönlü 2, kuzeydoğu-güneybatı yönlü 4 sıra künkten oluşmaktadır. Künk sistemleri olasılıkla tiyatroya Geç Antik Çağ’da su ulaştırmak amacıyla yapılmış olmalıdır. Burası aynı zamanda kalabalık olan tiyatroya giriş-çıkışlar için rahat bir alan yaratma özelliğini de korumaktadır. Kuzeyde yer alan künk sisteminin doğu ucunda traverten, tuğla ve çaytaşı örülerek yapılan küçük ölçekli su dağıtım terminali açığa çıkartılmıştır.  Su dağıtım terminalinin üst bölümünde 3 adet künk yer almaktadır. Bu bölümdeki seviye indirme çalışmalarında Batı Tiyatrosu Güney Sokağı’nın 36,70 m’sinin güneyinde, kuzeydoğu-güneybatı yönlü devam eden diğer bir sokakla kesiştiği tespit edilmiştir. Sokakta kazı çalışmalarında Sokağı’nın batıdan doğuya doğru 35,15 m’sinde, sokağın kuzey duvarıyla bitişik olarak yapılmış, 2021 kazı sezonunda bulunan “U” şeklinde diazomaya giriş-çıkış basamaklarının bir benzeri 2. ve 3. kerkidesi arasında bulunan klimakes sırası hizasında açığa çıkartılmıştır. Batı Tiyatrosu Güney Sokak’tan Batı Tiyatrosu’nun üst cavea bölümüne üç yönlü basamakların olasılıkla güney-güneybatı yönü boyunca topografyaya uygun şekilde analemma duvarından diazomaya geçişi sağladığı düşünülebilir.  Söz konusu “U” şeklindeki 5 basamak ve 1 eşikten oluşan merdivenin yukarıdan aşağıya doğru genişlediği anlaşılmıştır. Güney Sokak ve Doğu Sokağı’nın kesişme noktasında sokağın güney duvarının önünde küçük ölçekli su dağıtım terminali daha tespit edilmiştir. Su dağıtım terminalinin üst bölümünde de 3 adet künk yer akmaktadır. Batı Tiyatrosu Güney ve Doğu Sokağın kesişme noktasında tespit edilen bu iki küçük ölçekli sokak terminalleri ve künk sistemleri, Tiyatro ve olasılıkla Tiyatro dışında yer alan küçük sokak çeşmelerine su sağlayan geç dönem terminalleri olmalıdır. Özellikle gösteriler sonrası yoğun kalabalıkların çıkış noktasında halkın su ihtiyacının karşılanmasına yönelik yapılmış küçük ölçekli çeşmeler analemma duvarı boyunca topografyaya uygun şekilde yer alıyor olmalıdır. Alanda tespit edilen künk sistemlerinin etrafı traverten sıralarıyla desteklenerek örülmüş ve korumaya alınmıştır.

 

Batı Tiyatrosu Doğu Sokak Sondaj Kazı Çalışmaları

Batı Tiyatrosu Güney Sokağı’nın 36,70 m’sinin güneyinde, kuzeydoğu-güneybatı yönlü devam eden Tiyatro Doğu Sokak’la kesiştiği tespit edilmişti. Söz konusu sokağın doğu duvarı, kuzeydoğu yönünde devam ederek Batı Tiyatrosunun doğu analemma duvarıyla paralel şekilde tiyatronun etrafını çevrelediği gözlemlenmiştir. Söz konusu sokak hakkında detaylı fikir sahibi olmak amacıyla Batı Tiyatrosu Doğu sokak üzerindeki 4. kerkidesinin doğusundaki alanda sondaj çalışması gerçekleştirilmiş ve traverten taban döşemesi açığa çıkartılmıştır. Tiyatro Doğu Sokağı ile tiyatronun doğu analemma duvarı arasındaki bağlantıları ve düzenlemelerin tespiti için 5. kerkidesinin doğusundaki alanda sondaj çalışmaları yapılmıştır.  Açmanın batısında ve kuzeydoğusunda birer tane künk açığa çıkarılmıştır. Söz konusu künklerin Batı Tiyatrosu Güney Sokakta bulunan su dağıtım terminallerinin bir uzantısı olduğu düşünülmektedir. Açmanın kuzeydoğusunda ise kuzeybatı-güneydoğu yönlü çaytaşı, mermer, tuğla ve traverten kullanılarak örülen geç dönem duvarı açığa çıkartılmıştır. Sondaj kazılarının tamamlanmasının ardından alanlar fotoğraflarla belgelenerek çizimleri tamamlanmış ve geç dönem duvarı ve künklerin korunması için sondaj tekrar toprakla doldurulmuştur.

 

 

 

 

2b. BATI TİYATROSU RESTORASYON ÇALIŞMALARI

 

Batı Tiyatrosu Sahne Binası restorasyon çalışmalarına; Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.07.2021 tarih ve 12306 sayılı kararıyla onaylanan proje kapsamında, uluslararası restorasyon ilkeleri dikkate alınarak çalışmalara başlanmıştır. Sahne binasında skenefronsta bulunan podyumlarda ve proskene (ön sahne) döşeme bloklarında onarım ve restorasyon çalışmaları yürütülmüştür. Podyum ve döşeme bloklarında çalışmalarla eşzamanlı olarak batı tiyatrosu güney sokakta restorasyon, sahne binası güney paraskene tonozunda restorasyon, güney paraskene batı bölümünde sondaj ve localarda sahne binası duvarlarının mukavemetini anlamaya yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 2016-2022 yılı kazı sezonlarıyla açığa çıkarılmış, belgelenerek Batı Tiyatrosu tasnif alanına taşınan mimari bloklar ve parçalarında (başlık, arşitrav-friz, stylobat, taç, geison-sima, kaset, kaide, sütun parçaları vb.) detaylı şekilde tasnif çalışmaları ile tiyatronun sahne binasına ait olan mimari bloklar ebatlarına, dönemlerine ve kullanım alanlarına göre gruplandırılıp ahşap takozlar üzerine yerleştirilmiş ve ön hazırlık çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sahne binası duvar temellerinin sağlamlığını anlamaya yönelik localara ait duvar temellerinin fiziksel durumunun anlaşılması ve restorasyon çalışmaları sırasında eklenecek artı yükün ne denli yeterli olduğunun anlaşılmasına yönelik kademeli altta bodrum bölümlerinde kazı çalışmaları yapılmıştır. Kazının sonuçlanmasının ardından loca duvarlarının dayanım durumlarına yönelik gerekli tespitler yapılarak eylem planları hazırlanmıştır. Proskene zemin döşeme bloklarının yerleştirilebilmesi için altta yer alan hyposkene koridoruna ait tonozun üst bölümlerinde dolgu çalışmalarının yapılması gerektiği tespit edilmiştir. İn situ bulunan döşeme bloklarının altından alınan harç örneğine yapılan fiziksel ve kimyasal analizler sonucu kullanıma uygun harç reçetesi belirlenmiştir. Reçetesi belirlenen harç orijinaline uygun olarak hazırlanmıştır. Harcın uygulanması için tasnif alanından amorf malzemeler seçilerek su ile doldurulmuş kaplarda bir süre bekletilmiş, hazırlanan onarım harcıyla tonozun üstünde bulunan açıklıkları bir statümen zemin oluşturacak şekilde yerleştirilmiştir. Proskene zeminine döşeme bloklarının demo çalışmaları için uygun ortamın sağlanmasıyla proskene (sahne) zemininde in situ bulunan kırık döşeme blokları fotoğraflarla belgelenerek bulundukları yerden alınmıştır. Tasnif alanında bulunan ve proskene zemininden alınan döşeme bloklarının kırık yüzeylerine bakılmış birbirine ait bloklar tespit edilerek yapıştırılmaları için çalışmalara başlanmıştır. Kırığı tespit edilen bloklara mucarta işlemi uygulanmış bu sayede yapıştırılacak olan yüzeyden zayıf dayanıma sahip tabakanın alınması sağlanmış, kırık yüzeylerde temizlik çalışması tamamlanarak yapıştırıcının uygulanması aşamasına geçilmiştir. Bu işlem için blokların yapışacak yüzeylerinde kullanılmak üzere epoksi reçine hazırlanmıştır. Epoksi reçine, spatül yardımı ile yapıştırılacak yüzeylere uygulanarak parçalar birleştirilmiştir. Söz konusu parçalar, işkence yardımıyla sabitlenerek kurumaya bırakılmıştır. Restorasyon ilkeleri kapsamında; orijinal alanla restore edilen bölümler arasında ayraç (belirteç) kullanılması gerekmektedir. Bu doğrultuda döşeme bloklarının sabitlenme aşamasına geçmeden önce döşeme bloklarının altına çevreden görülebilecek şekilde harç ile tuğla sırası sabitlenmiştir. Döşeme bloklarındaki yapıştırma işlemlerinin tamamlanmasının ardından demo işlemiiçin antik dönem inşa izleri dikkate alınarak gerekli veriler elde edilmiştir. Tasnif alanındaki kırık olan ve birleştirilemeyen döşeme blokları orijinaline uygun bloklarla konumlandırılmış ve demo çalışması gerçekleştirilmiştir. Demo işlemlerinin tamamlanmasıyla sabitleme aşamasına geçiş yapılmıştır. Demo durumda olan döşeme blokları kaldırılmış altına analizler sonucu belirlenen harç uygulanarak blok harcın üzerine yerleştirilmiştir. Söz konusu çalışmada terazi ve mastar yardımı ile denge kontrolleri yapılmıştır. Çalışmada harç uygulamaları sonrası harca sırasıyla; bastırma, kaymak alma ve hafif neminin çekilmesi ile ön kazıma işlemi yapılmıştır. Söz konusu aşamaların tamamlanmasıyla harçlı yüzeyler bir gün bekletildikten sonra kazıma spatülü kullanılarak estetik olarak kazınmıştır. Kazıma işlemleri sonrası uygulama alanı 21 günlük periyotla nemlendirilmiş, uygulanan harçların priz alması sağlanmıştır. Proskene zeminin kuzey ve güney ucu ile merkezinde altta hyposkene koridorunu doğrudan gören kapı açıklıkları bulunmaktadır. Proskenedeki bu bölümlerin koruma ve sergileme amaçlı arkeolojik peyzajı bozmayacak şekilde düzenlenmiş bir cam platformla kapatılması uygun bulunmuş ve bunun için 20 cm uzunluğunda paslanmaz çeliklerden karkas düzeneği oluşturulmuştur. Paslanmaz çelikten karkasla oluşturulan platform için temperli camlar belirlenmiş ve camlar yerleştirilmiştir. Camların yerleştirilmesiyle sahne zeminindeki çalışmalar tamamlanmıştır. Sahne binasındaki yer alan podyumlardaki çalışmalarda blokların üzerindeki antik dönem inşa izleri tespit edilmiş ve belgelenmiştir. Blok üzerindeki bu izler (tamirat, donatı, kenet yuvaları, kaydırma ve kaldırma delikleri) dikkate alınarak blokların orijinal yerlerine uygun şekilde demo işlemi gerçekleşmiştir. Sahne binası podyumlarına yerleştirilmesi planlanan eksik olan toikhobat bloklarının yeni traverten bloklarla üretilmesi tamamlanmış ve blokların demolarının ardından sabitlenmesi planlanmıştır. Podyumların konstrüksiyonunu etkileyecek durumda olduğu tespit edilen mimari bloklardaki eksiklerin pantograf tekniğiyle tamamlanması, tamamen eksik olan bölümlerdeki blokların ise proje kapsamında üretilmesi hedeflenmiş, podyumlara ait diğer mimari unsurların üretim ve pantograf işlemi için estetik ve denge açısından doğal traverten blokların kullanılması uygun olduğu düşünülerek traverten tercih edilmiştir. Pantograf tekniğiyle tamamlanacak olan sütun gövdelerinde ve yeniden yapılan sütunlarda ise Pavonazzetto (Afyon Menekşe) ve gri Afyon mermeri olarak isimlendirilen orijinal sütunlarla aynı özelliklere sahip iki çeşit doğal mermerin kullanılması uygun görülmüştür. Sahne binası podyumuna ait orijinal blokların ölçüleri tespit edilerek üretilen yeni blokların ebatlama çalışmaları yürütülmüştür. Ebatlama çalışmalarında istenilen ölçülerde elde edilen bloklara mucarta işlemiyle eskitme uygulanmıştır. Mucarta işlemi tamamlanan bloklar, vinç yardımıyla sahne binası podyumlarına taşınmış ve öncelikle podyumlarda demo çalışması yapılmış ardından sabitleme aşamasına geçiş yapılmıştır. Sabitleme aşamasında 30x10 mm ebatlarında krom-çelik kenetler kullanılmıştır. Kenetler, orijinal toikhobat bloklarında bulunan kenet yuvalarından alınan ölçüler doğrultusunda açılan yuvalara eritilmiş kurşunla sabitlenmiştir. Sahne binasındaki orijinal orthostat bloklarının öncelikle yerleri tespit edilerek demo çalışması yapılmış, eksik olan orthostat bloklarında ise Uluslararası Restorasyon ilkeleri doğrultusunda yeni traverten bloklardan üretimi tamamlanarak demo çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Orthostat bloklarının toikhobat bloğu ile temas eden yüzeylerinde yatay yönlü iki merkez nokta belirlenmiş, belirlenen merkez noktalara donatı delikleri açılmış, krom-çelik donatılar yerleştirilerek pota yardımıyla dökülen eritilmiş kurşunla sabitlenmiş, sonrasında tasnif alanında bulunan taç blokları tespit edilerek podyumlardaki orijinal konumlarına demolanmıştır. Kırık durumdaki ve parçası tespit edilen taç bloğu parçaları ise epoksi reçineyle yapıştırılmış, parçası tespit edilemeyen taç bloklarının traverten ile pantograf çalışmaları yürütülmüştür. Pantograf çalışmasında tamamlama işlemi yapılacak taç bloğunun kırık yüzeyinde mucarta işlemiyle temizlik çalışmaları yapılarak, kırık yüzeydeki zayıf tabaka temizlenmiştir. Yüzeyin etrafından kırık taç bloğunu çevreleyecek şekilde kalıp kurulmuştur. Kurulan kalıbın içerisine sıvı halde kartonpiyer alçı dökülmüş, alçının kuruması ile kırığın negatif kalıbı oluşturulmuştur. Negatif kalıp, blok yüzeyinden alınarak pantograf aletine yerleştirilmiştir. Pantograf aletinde negatif kalıbın yeni traverten bloğa işlenmesi ile orijinal bloğun kırığıyla birebir örtüşen tamamlama yapılarak yeni traverten blok oluşturulmuştur. Söz konusu blokla orijinal blok epoksi reçine kullanılarak yapıştırılmış, mengeneler ile sabitlenerek kurumaya bırakılmıştır. Yapıştırıcı kuruduktan sonra yapıştırılan yeni blok üzerinde orijinal taç bloğu ile aynı doku ve fiziksel hatlara sahip olacak şekilde ebatlama çalışmaları yapılmıştır. Ebatlama çalışmalarının ardından tamamlanan blokların demo çalışmaları yapılmıştır.  Aynı çalışmalar güneyden 1, 2 ve 3. podyumda eş zamanlı olarak sürdürülmektedir. Güneyden 4. podyumda taç blokları için planlanan sabitleme çalışmaları yukarıda belirtilen orthostat blokları için yapılan uygulamalarla aynı şekilde yürütülmüştür. Söz konusu podyumun güneydoğu köşesinde taç bloklarının birbiriyle temas halinde olduğu noktada iki bloğun birleşen bölümünün merkezi belirlenmiştir. Belirlenen merkeze dayanım oranının arttırılması amacıyla bir kenet daha yerleştirilmiş eritilmiş kurşunun dökülmesi ile tüm kenetler sabitlenmiştir. Bu podyuma konumlandırılması planlanan kaidelerin altındaki stylobat blokları için yeni traverten bloklardan işlenen stylobat bloklarında üretim çalışmaları gerçekleştirilerek demo çalışmaları yapılmıştır. Stylobat bloklarında sabitleme işlemi için taç blokları ile stylobat bloklarına donatı delikleri açılmış, krom-çelik donatı eritilmiş kurşun ile sabitlenmiştir. Taç bloklarında açılan deliklere kurşun akıtma işlemi için kurşun akıtma kanalları açılmış, sabitleme işlemine hazır hale getirilmiştir. Bu işlemler sonrasında orijinal kaideler üzerinde ölçümler yapılmış demo işlemine uygun olanlar sahne binası 4. podyuma taşınarak podyum üzerinde demo çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sütun gövdelerindeki kırık parçaların yapıştırma çalışmaları ise proskene taban döşemelerinde ve podyumlara ait diğer mimari bloklarda yapılan uygulanmayla aynı şekildedir. Gövdenin yük durumunun değerlendirilmesiyle sütun gövdeleri krom-çelik donatılar kullanılarak yapıştırma işlemi gerçekleştirilmiştir. Tespit edilemeyen eksik parçalarda ise pantograf çalışmaları yürütülmüştür. Pantograf çalışmalarında kartonpiyer alçıyla orijinal gövdedeki kırık yüzeylerin negatif kalıpları alınmış, malzemenin cinsi doğrultusunda pantograf aletinde yeni pavonazzetto ve gri Afyon olarak isimlendirilen mermer bloklara işlenmişlerdir. Yeni mermer blokla orijinal sütun gövde parçası epoksi reçine ile yapıştırılmıştır. Sütun gövdesinin kırık parçalarının birleştirilmesiyle podyum sütunlarının 4,20 m yükseklikte olduğu tespit edilmiş, iki cins mermere ait pantografla sütunlar üretilmiştir. 4. podyum için 2 adet pavonazzetto, 2 adet Afyon gri sütun gövdesinde işlemler tamamlanmış demo çalışmaları yapılmıştır. Sütun başlıklarındaki ölçüm ve tespit çalışmaları yapılarak 4. podyuma ait başlıklar belirlenmiş ve demo çalışmaları yapılmıştır. Sütun başlıklarındaki kırık parçalar epoksi reçine ile yapıştırılmıştır. Restorasyon işlemlerinde kullanılan krom-çelik donatı ile kenetlerin uzunluk ve çapları mimari bloğun dayanım değerlendirmesi sonucu mimari blok özelinde değişkenlik göstermektedir.

 

Güney Paraskene Tonozu Restorasyon Çalışmaları

 

Güney Paraskene tonozunun restorasyon çalışmalarında alan belgelenerek tonozun onarımı için gerekli ölçümler sonrasında tonoz kavsine ait izler göz önüne alınarak bilgisayar ortamında çap ayarlamaları yapılmış ve tonoz karkası oluşturulmuştur. Tonozun orijinal tuğlaları üzerinden alınan harç örneklerine yapılan fiziksel ve kimyasal analizler sonucu harç içeriği belirlenmiştir. Onarım aşamasında tonoza ait orijinal tuğlalar tasnif alanından seçilerek su doldurulmuş kaplarda bir süre bekletilmiş, onarım harcıyla orijinale uygun şekilde karkasa yerleştirilmiştir. Tonozun tamamlanmasının ardından ise doğu kanattaki in situ tuğla sırasında onarım çalışmaları başlamıştır. Çalışmalarda harç uygulamaları sonrası proskenedeki gibi harca uygulanan bakım evreleri sırasıyla; bastırma, kaymak alma ve hafif neminin çekilmesi ile ön kazıma işlemi şeklindedir. İşlemlerle harcın hava alması için uygun ortam oluşturulmuş, harçlı yüzeyler bir gün bekletildikten sonra kazıma spatülle estetik olarak kazınmıştır. Kazıma işlemleri sonrası uygulama alanı 21 günlük periyotla nemlendirilmiş, harçların priz alması sağlanmıştır.

 

 

Batı Tiyatrosu Güney Sokak Onarım Çalışmaları

Batı Tiyatronun güney sokağına ait duvarlarda, künk sistemlerinde ve tiyatronun analemna duvarının arkasından güney sokağa inen basamaklarda yapılan çalışmalar sonucunda bu bölümlerin dayanım düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Künk sistemlerinin koruma altına alınması için gerekli konsolidasyon uygulamaları yapılmıştır. Bunun sonucunda tasnif alanından seçilen amorf işlevsiz traverten bloklar, künk sistemlerine koruma seti oluşturacak biçimde demo olarak yerleştirilmiş ve elenmiş kazı toprağı kullanılarak hazırlanan çamur harçla sabitlenmiştir. Künk sistemlerinin stabilizasyonunun sağlanması amacıyla koruma seti elenmiş kazı toprağı ile doldurulmuştur. Güney sokak duvarı ve basamakları oluşturan mimari blokların arasında bulunan mukavemetini kaybetmiş harç ve toprak kalıntılar spatül yardımıyla temizlenmiştir.  Basamakların içinden alınan özgün harç numunelerine yapılan mekanik ve kimyasal analizler sonucunda harç reçetesi belirlenmiştir. Söz konusu harç, duvar bloklarının arasına spatül yardımıyla uygulanmıştır. Harçlı alanlar için yapılan bakım aşamaları burada da sırasıyla; bastırma, kaymak alma ve hafif suyunu çekmesinin ardından ön kazıma işlemi yapılarak harcın hava alması için uygun ortam oluşturulmuştur. Harç uygulanan yüzeyler sonraki gün kazıma spatülü ile estetik olarak kazınmıştır. Harçlı yüzeyler 21 günlük periyotla nemlendirilmiş harcın priz alması sağlanmıştır.

 

 

3-EFES PORTİKOSU ÇALIŞMALARI

 

 

3a. Efes Portikosu Kemerli Kapı Geçişi

 

Efes Portikosu, kuzey-güney yönlü uzanan Stadyum Caddesi’ni doğu-batı yönünde kesen ve toplam 130 m uzunluğa sahiptir. Portikonun 2009 yılı kazı sezonunda 54 m’lik bölümü açığa çıkartılmıştır. Cadde genişliğinin 19 m, kuzey portik genişliğinin 6 m, güney portik genişliğinin ise 5,60 m olduğu tespit edilmiştir. Caddenin portikleriyle birlikte genişliği 30,60 m olup tabanı mermer döşemelidir. Efes Portikosu olasılıkla festival, şölen veya özel günlerde hizmet veren bir protokol alanıdır. Portikonun doğu ve batı sonlarında yer alan anıtsal üçlü girişlerden merdivenlerle caddeye inilip-çıkılmaktadır. Doğu-batı yönlü uzanan caddenin kuzey ve güney kenarlarında önü kemerli portikler ve en geride de dükkânlar ve bazı mekân girişlerinin bulunduğu kapılar yer alır. Arkeolojik veriler alanın Geç Hellenistik- Erken İmparatorluk Dönemi’nden itibaren kullanıldığını ancak yoğun kullanımının MS 3.-6. yy’lar arasında olduğunu göstermiştir. Geleceğe Miras Laodikeia Projesi kapsamında 2024 yılı kazı sezonunda Efes Portikosunu batısında bulunan anıtsal giriş kapısıyla birlikte açığa çıkarmak ve alan hakkında detaylı verilere ulaşmak, Batı agorası ve Efes Kapısıyla bağlantıyı sağlamak amacıyla çalışmalara başlanmıştır. İki etap halinde planlanan çalışmalarda öncelikle batıda Efes Portikosu Kemerli Kapı Geçişinde kazılara başlanmıştır. Kuzey-güney yönlü olarak cadde portiklerinin dış duvar hizasından 31,50 m, doğu batı yönlü 26 m olarak belirlenen açma, yapıya ait blokların özellikle kuzey ve güney yönlere doğru dağılım gösterdiğinin anlaşılması üzerine genişletilmiştir. Alanda caddenin ortasında, doğu-batı yönlü uzanan portikonun alt yapısına ait kanalın varlığı bilinmektedir. Kazı çalışmalarına başlamadan önce mevcut kanalın iki yanında bulunan alanların geç dönemde birer oda şeklinde düzenlendiği düşünülmüş ancak cadde ve iki yanından devam eden portik uzantılarının temelinin farklı amaçlarda kullanılmak üzere sökülmüş olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu odacıkların tabanları üzerindeki harç kalıntılarından anlaşıldığı kadarıyla bu alanlarda yer alan ve olasılıkla kapının altlık bölümünü oluşturan traverten platformun sökülerek alanın tahribata uğramış olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu odacıklar içine düşen mermer mimari blokların ise tamamının boşaltıldığı ve kapı yapısının kuzey, güney ve batı taraflarına yığıldığı anlaşılmaktadır. Kuzey ve güney odacıklar içerisinde yürütülen kazı çalışmalarının sonlandırılmasının ardından çalışmalar açmanın batı kesiti hizasına devam etmiştir. Alanda özellikle odacıklar içerisinden çıkarılarak bu bölüme atıldığı anlaşılan çok miktarda mermer mimari blokla karşılaşılmıştır. Söz konusu blokların üzerindeki keski izlerinden ve blokların arasında bulunan küçük boyutlu mermer kırıklarından blokların taşınmak ya da farklı amaçlar için parçalandıkları anlaşılmaktadır. Tespit edilen bloklar arasındaki yarım bırakılmış Osmanlı Dönemi’ne ait sarıklı mezar taşından alanın Batı Tiyatrosu’nda olduğu gibi taş ocağı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 20. yy ortalarında Denizli Pamukkale yol hattının alandan geçirilmesi için yol açılma çalışmaları yapıldığı ve buna bağlı olarak bir çok blok tahrip edilmiş olduğu ve çeşitli amaçlar için alandan taşındığı tespit edilmiştir. Açmanın batı hizasında sürdürülen çalışmalarda yoğunlukla üst yapı elemanlarına (geison, arşitrav, frizler vb.) ait blok parçaları açığa çıkarılmıştır. Alanın kuzeybatısında yürütülen çalışmalarda in situ postament kaidenin yer aldığı basamak sistemine ulaşılmış, basamakların batısında ise sisteminin sonlanarak traverten döşeli geniş bir alana bağlandığı anlaşılmıştır. Bu alan, olasılıkla Efes Portikosunun batısında bulunan Batı Agora’ya geçişle ilişkilidir.

 

3b. Efes Portikosu Kazı Çalışmaları

 

 

2024 yılı kazı sezonunda kazı çalışmalarında ana amaç Efes caddesi ve portiklerini kazarak alan hakkında detaylı verilere ulaşmak ve Stadyum Caddesi ile Efes Kapısına doğru gezi güzergahı üzerindeki kamu yapılarını açığa çıkartmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda ikinci etapta Efes Caddesi ve kuzey-güney portiklerinde 2009 yılında açığa çıkarılan 54 m’lik bölümden kazı çalışmaları başlanmış ve 76 m’lik bölüm kazılmıştır. Yürütülen çalışmalarda özellikle Kuzey portiğin batı kısmının yoğun şekilde tahrip edildiği ve alandan geç dönemde bir künk hattı geçirildiği tespit edilmiştir. Portik tabanının ise özellikle batı bölümde tamamen söküldüğü gözlemlenmiştir.

Efes Portikosu üzerinde yapılan çalışmalarda portik tabanında yer alan mermer döşemeyi dış etkenlerden korumaya ve tahribatını önlemeye amacıyla portik taban seviyesi 10 cm daha yüksek bir seviyede bırakılmıştır.  Caddenin kuzey ve güney portikleri önünde ise 2009 yılında kazılan bölümde de varlığı bilinen ve doğu batı yönlü kuzey ve güney hat boyunca karşılıklı uzanan havuz sistemine ait çaytaşı ve travertenden örülmüş duvarlar açığa çıkarılmıştır. Söz konusu havuz sistemi yoğun şekilde tahrip olmasına rağmen özellikle güneybatı bölümde apsisle sonlanan havuzun genişliği 1,50 m olarak ölçülmüştür.

Kuzey ve güney portiklerde yapılan çalışmalarda taban yapısının sıkıştırılmış sert toprak zeminden oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Güney Portik’in güneyinde 2 m genişliğinde bir hat kuzey-güney doğrultulu uzanan ve portik tabanından 25-30 cm daha yüksekte olduğu anlaşılan ikinci kullanıma ait taban daha açığa çıkarılmış ve belgelenmiştir. Güney Portik boyunca 15, Kuzey Portik boyunca ise 16 adet paye ayak kaidesi açığa çıkarılmış olup söz konusu paye ayaklarına ait blokların sökülerek alandan taşındığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ayakların kaide kısımlarında ve portik tabanlarında devşirme malzeme kullanıldığı göze çarpmaktadır. Yapılan çalışmalar sırasında kuzey portik batıdan doğuya doğru 13. ayağın kuzeydoğusunda, kuzey portik arka duvarıyla bitişik olarak yapılmış küçük ölçekli geç dönem kullanımına ait su dağıtım terminali tespit edilmiştir. Yarım daire şeklindeki su dağıtım terminali tuğla, çaytaşı ve traverten taşlarla örülmüştür.

Güney Portikte batıdan-doğuya doğru 9. ayağın doğusuna doğru devam eden bölümde almaşık örgü sistemiyle ayaklar arasına yapılmış bir duvarın varlığı tespit edilmiştir. Söz konusu almaşık duvar sistemi, 2009 yılı kazı sezonunda Efes Portikosunun doğusunda yapılan kazı çalışmalarında açığa çıkarılan kuzey ve güney portiklerde bulunan ayakların arasındaki doğu-batı yönlü almaşık duvarın devamı niteliğindedir. Ayrıca Efes Portikosu Kuzey ve Güney Portik arka duvarlarında dükkân girişlerine ait kapılar olduğu tespit edilmiştir. Kuzey portik üzerinde 7 dükkân kapısı ve Güney Portik üzerinde ise 2’si kapatılmış olarak bulunan toplamda 9 dükkân kapısı olduğu tespit edilmiştir.

 

 

3c. Efes Portikosu Tonozlu Mekân (Heroon) Kazı Çalışmaları


Laodikeia Antik Kenti’nin güneybatısında ve Efes Portikosunun güneyinde, bir bölümü kısmen yüzeyde bulunan ve işlevi tam olarak bilinmeyen tonozlu mekân yer almaktadır. Efes Caddesi ve eşzamanlı yürütülen Güney Portik çalışmalarıyla birlikte portiğin güneyinde bulunan bu alanda, tonozlu mekânın işlevi tam olarak anlamak ve Mekânın portik ve dükkanlarla ilişkisinin olup olmadığı hakkında detaylı verilere ulaşmak için kazı çalışmalarına başlanmıştır.

Düzgün kesilmiş traverten bloklarla 6,30 x 6 m ölçülerinde kare planlı olarak inşa edilen tonozlu mekânda seviye indirme çalışmalarında dolgu içinden kırık halde çok sayıda mermer kabartmalı parçalar açığa çıkartılmıştır. Mekânın batı duvarı önünde in situ mermer lahit tabanının tespiti ve dolgu toprağındaki dağınık halde en az iki farklı lahde ait mermer parçalar yapının işlevi hakkında ilk verilere ulaşmamızı sağlamıştır. Tonozlu mekân olarak adlandırılan ve ilk yayınlarda portik gerisinde depolama alanı olarak işlev gördüğü düşünülen yapının kazılar sonucunda Efes Portikosunun güneyinde Lykos Ovası’na hakim noktada inşa edilmiş bir Heroon yapısı olduğu anlaşılmıştır.

Mezar odası içinde yapılan seviye indirme çalışmalarında yoğun miktarda bulunan irili ufaklı mermer parçaları içinde Nike, Eros ve Medusa gibi girlandlı kabartmalı lahitlere ait parçalar açığa çıkartılmıştır. Söz konusu lahitlere ait parçalar üzerinde keski izlerinin yoğunluğu dikkat çekmektedir. Kentte sistemli kazıların henüz başlanmadığı süreç öncesinde alanda kaçakçılar tarafından yapılan yoğun tahribata maruz kalmış lahitlere ait kabartmalı parçaların bir kısmı taşınmış, bir kısmı ise kırılarak parçalanmıştır.  Bu tahribattan mezar odası içinde kalabilen lahit kapağı ve kaçak kazılar sırasında parçalanarak dağıtılmış halde batı duvar önünde taban bölümünü korunabilmiş mermer lahidin ile kabartmalı altar açığa çıkarılmıştır. Kaçak kazılar sırasında kırıldığı tespit edilen altarın üzerinde girlandlar arasında yer alan dört adet bukranion (Boğa Başları) yer almaktadır. Çalışmalar olasılıkla doğu duvarı önünde de bir lahdin olabileceğini göstermekle birlikte mezarın güney duvarı önünde üçüncü bir lahdin varlığı düşünülebilir. Ancak bu konu mezar içindeki kırık ve parçalı tespit edilen lahitlere ait parçalarda yapılacak tipolojik değerlendirmeler sonucu netlik kazanacaktır. Festival, şölen veya özel günlerde hizmet veren bir protokol alanı olan ve sadece yaya geçişlerinin olduğu kentin önemli bir noktasında yer alan Efes Portikosunun güneyinde Lykos Ovası’na hakim noktada inşa edilmiş Heroon yapısı, olasılıkla kentin ileri gelenlerinden önemli yönetici yada kentte önemli yapıları finanse etmiş aile mezarı olmalıdır. Heroon’un Naos bölümü tonozlu mezar odası kısmen korunarak pronaos ve avlusunda Geç Antik Çağ’da yapılan son düzenlemeler sonrasında işlevini yitirerek mekanlara ve bunlarla bağlantılı işliğe dönüştürülmüştür. Kuzey yönde ele geçirilen mermer Calyx kraterin varlığı ve alt kısmında boru geçkisi olacak şekilde deliğinin olması Heroondaki ritüellerle ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Efes Caddesi Güney Portik Gerisinde Yer Alan Güney Mekânlar Kazı Çalışmaları

Efes Portikosu Tonozlu Mekan’ın (Heroon) kuzeyinde Efes Caddesi’nin Güney Portiğinin güneyinde, topoğrafyaya uygun olarak yapılmış ve teras duvarlarıyla birbirinden ayrılan 3 farklı mekânın olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu mekânlar; kuzeyden güneye doğru Mekân 1, Mekân 2 ve Mekân 3 olarak adlandırılmıştır. Kuzeyden-güneye doğru teras duvarlarıyla birbirinden ayrılan Mekân 1-3’ün, Efes Portikosu Tonozlu Mekan’ın (Heroon) kullanıldığı dönemden sonra, Geç Antik Çağ’da yapılmış dükkân, dükkân depoları ve işlik olduğu netlik kazanmıştır.  Mekân 1’in dükkân, Mekân 2 ve Mekân 3’ün ise dükkân deposu olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Mekân 3 ve Tonozlu Mekân/Mezar Odası’nın pronaos bölümü dikdörtgen kesitli traverten bloklarla blokaj yapılarak kapatılmış bu bölümün kuzeyine doğu-batı uzantılı su oluğu ve çift sıra pişmiş toprak künk hatlarıyla oluşturulmuş su ile bağlantılı işleve sahip su koridoru olarak adlandırdığımız koridor açığa çıkartılmıştır.

Mekân 1: Efes Caddesi Güney Portiğin arka portik duvarı, Mekân 1’in kuzey duvarı olup alan kuzey-güney ve doğu-batı doğrultulu 7,70 x 10 m ölçülerindedir. Mekân içerisinde işlik havuzu ve farklı tiplerde yapılmış iki adet sekinin olması, Mekân 1’in üretim işliği ve aynı zamanda da dükkân olarak kullanıldığını düşündürmektedir. Mekânın kuzey duvarının batısında sonraki döneminde kullanıldığı anlaşılan çaytaşı+traverten+tuğla örülmüş, 1,20 m genişliğinde kapı açıklığı yer almaktadır. Mekân 1’in batı duvarı ile bitişik, traverten, çaytaşı+tuğlayla düzensiz şekilde örülmüş seki açığa çıkarılmıştır. Olasılıkla yemek masası olarak kullanıldığı düşünülen sekinin doğu bölümünün içerisinde çatı tuğlaları kullanılarak yapılmış üç adet üçgen bölme ile bir adet künk yer almaktadır. Çatı tuğlaları ve künk kullanılarak yapılan bu küçük bölmeler, olasılıkla küçük depolama alanları olarak kullanılmıştır. Batı bölümde yer alan sekinin karşısında ise ikinci bir seki tespit edilmiştir. Ayrıca aynı alanda farklı pithoslara ait parçalar da açığa çıkartılmıştır. Mekân 1’in güneydoğu köşesinde, işlik havuzu, depolamaya ait büyük boyutlu pithoslar ve mermer mortarın in situ olarak bulunmuş olup alanın işlik olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Güneydoğu köşede yer alan işlik havuzunun tabanı ise tuğla döşelidir. Mekân 1’in kuzeydoğu köşesinde, Geç Antik Çağ kullanımından önceki döneme ait yer yer çaytaşı döşemesi bulunan tabanın açığa çıkarılmış olup Mekân 1’in son kullanım evresine ait balık sırtı desenli opus spicatum döşeme zeminine ulaşılmıştır. Ayrıca mekânın tabanında opus spicatum döşemeyle birlikte yer yer traverten ve devşirme mermer bloklar kullanıldığı tespit edilmiştir.

Mekân 2: Mekân 2’nin kuzey-güney yönlü genişliği 2,90 m, doğu-batı yönlü uzunluğu ise 10 m’dir. Mekân 2’nin güneybatı köşesinde çaytaşı+tuğla+traverten ile örülmüş tezgâh açığa çıkarılmıştır. Mekân 2’nin zemini tamamen opus spicatum döşeli olup batıdan doğuya doğru yükselen rampa şeklindedir. Rampa içerisinde izlenebilir tümsek ve çöküntüler olasılıkla kentin MS 494 yılında ve İmparator Focas (MS 602-610) döneminde geçirdiği büyük depremlerle ilişkilidir. Mekân 2’nin güneydoğu bölümünden Mekân 3’e çıkan ve batıdan güneye doğru “L” şeklinde dönen 5 basamaklı bir merdiven yer almaktadır. Mekân 2 bulunduğu konum itibariyle, Mekân 1 ve Mekân 3 arasındaki geçişi sağlayan bir koridor görevi görmektedir.

Mekân 3: Mekân 3’ün kuzey-güney yönlü genişliği 2,90 m, doğu-batı yönlü uzunluğu ise 10 m’dir. Mekân 2’den Mekân 3’e girişi sağlayan kapı açıklığında eşik bulunmaktadır. Söz konusu kapı eşiğinin güneyinde opus spicatum döşemenin bir kısmı korunabilmiştir. Mekân 3’ün güney duvarı, Efes Portikosu Tonozlu Mekânın kuzey duvarıyla sınırlandırılmış ve bir blokajla kapatılmıştır. Efes Portikosu Tonozlu Mekan’ın (Heroon) blokajlarla kapatılmış bu bölüm ile Mekân 3’ün arasındaki bölümde su oluğu ve çift sıra pişmiş toprak künk hatlarıyla oluşturulmuş doğu-batı yönlü su koridoru olarak adlandırdığımız bölüm açığa çıkarılmıştır. Mekân 3’ün güneydoğu ve güneybatısında ise iki adet kapı açıklığı tespit edilmiştir. Mekân 3’ün güneyinde, doğu-batı yönlü uzanan paralel doğrultulu çift sıra pişmiş toprak künk sistemi açığa çıkarılmıştır. Künklerin güneydoğusunda, kuzey-güney yönlü iki duvarın arasında yer alan boşluğun ise söz konusu çift sıra künklerle bağlantılı bir su oluğu olduğu düşünülmektedir. Ayrıca söz konusu künklerin batısında, kuzey-güney doğrultu uzanan mermer calix krater tespit edilmiştir. Orijinalde Heroon mezarın üstünde sunu ile ilgili kullanıldığı düşünülen krater Heroon’un işlevinin yitirmesinin ardından bu alana taşınarak devşirme olarak kullanılmıştır. Mekân 3’ün güneybatı köşesinde bir mekânın daha olduğu anlaşılmış olup zeminin opus spicatum ve yer yer sıkıştırılmış sert toprak zeminden oluştuğu anlaşılmıştır. Mekâna giriş ise doğu duvarda yer alan 1 m genişliğindeki kapı açıklığı ile sağlanmıştır.

 

 

 

4. Güney Agora Sokağı Kazı Çalışmaları

Laodikeia kent planı içerisinde Traian Nymphaeumu Meydanı-Doğu Sokakta gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, doğu-batı doğrultu sokağın, Train Nymphaeumu Meydanından itibaren doğuya doğru iki insula derinliğinde 87 m devam ettikten sonra güneye doğru bir ara sokakla kesiştiği tespit edilmiştir. İnsula sisteminde sokağın doğu kesişim noktasından Güney Agora, Güney Hamamı ve Stadyuma uzanan ara sokak “Güney Agora Sokağı” olarak adlandırılmıştır.  Güney Agora Sokağında 2019, 2022 ve 2023 yıllarında kazı çalışmaları gerçekleştirilmiş, çalışmalar sonucunda kuzey-güney doğrultulu 4,80 m genişliğindeki sokağın 94 m’lik bölümü açığa çıkarılmıştır. 2024 yılında çalışmalar Güney Agora Sokağı üzerinde kalınan yerden itibaren güneye doğru devam etmiştir. Amaç Güney Agora sınırı ve agora içinde yapılacak kazı çalışmalarıyla birlikte sokak ile stadyum arasındaki organik bağlantı sistemlerinin ortaya çıkartılabilmesi ve sonrasında Doğu Sokağı ve Güney Agora Sokağı’nın restorasyon çalışmalarının yapılmasıdır. Bu bölümde yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından Laodikeia’ya gelen ziyaretçilerin gezebilecekleri ve önemli yapılara ulaşabilecekleri yeni bir gezi güzergahı hattı tamamlanmış olacaktır.

 2024 yılı Çalışmalarda Güney Agora Sokağı batı duvarının güneye doğru devam ettiği ortaya çıkarılmıştır.  Güney Agora Sokağı doğu duvarının ise açma içerisinde, kuzeyden güneye doğru 1,20 m devam ettikten sonra kesintiye uğradığı anlaşılmıştır. Güney Agora Sokağı’nın doğu ve batı sınırını, Traian Nymphaeumu Meydanı-Doğu Sokak’ta olduğu gibi traverten+çaytaşı+tuğla+mermer+devşirme mimari bloklar kullanılarak örülmüş duvarlar oluşturmaktadır. Kentte yaşanan depremler ve geç dönemde yapılan tarımsal faaliyetler duvar örgülerinde yoğun tahribata neden olmuştur.

Daha önce yapılan çalışmalarda sokağın kuzey başlangıç noktasından güneye doğru uzanan bir kanalizasyon sistemine sahip olduğu tespit edilmişti. Sürdürülen çalışmalarla bu sistemin güneye doğru devam ettiği ortaya çıkarılmıştır. Sokağın orijinal kullanımına ait kanalizasyon sisteminin üzerindeki sokak taban döşemesi deprem etkisiyle yer yer çöküntüye uğramıştır. Çöküntüler sonrasında döşeme üzerinde yeni bir düzenleme yapılarak sıkıştırılmış kireç harç blokajla taban seviyesinin sokak boyunca eşitlenmeye çalışıldığı anlaşılmıştır. Güney Agora Sokağının 114. metresinde doğu ve batı yönlü aynı aks üzerinde in situ iki paye ayağı ve bu ayaklarla bağlantılı mimari blok parçaları açığa çıkarılmıştır. Paye ayaklarının doğusunda ve güneyinde pişmiş toprak tuğla kemer yıkıntısı ortaya çıkarılmıştır. Batı ve doğu paye ayaklarının 4 m güneyine doğru aynı simetrilerde batıda traverten blok, doğuda ise postamentli kaide tespit edilmiştir. Bu düzenleme, sokağın doğu-batı yönlü 4,80 m, kuzey-güney yönlü ise 4 m’lik alanı kaplayan tüm yönlere ulaşımı sağlayan kavşak noktası olarak kullanıldığını göstermektedir. Çalışmalarda yer yer sıkıştırılmış kireç harçlı blokajlı taban ile sokağın paye ayaklarının arasında orijinal taban döşemesine ulaşılmıştır. Söz konusu sokak zemininin güneye doğru eğimli şekilde devam ettiği ve rampa şeklinde düzenlendiğini göstermektedir. Sokak üzerinde aynı aks üzerinde postamentli kaideler açığa çıkartılmış olup kaideler arasında parapet bloğu ile bloğunun batısında doğu-batı doğrultu yıkılmış pişmiş toprak tuğla yıkıntısı açığa çıkarılmıştır. Mimari bloklar, blokların konumları ve yapılan düzenlemeler göz önüne alındığında bu bölümde bir ara sokak ve ara sokak üzerinde küçük bir sokak çeşmenin? (nymphaeum) varlığı söz konusu olabilir. Ayrıca bu alan içinde güneybatı yönlü pişmiş toprak kiremit, traverten ve çaytaşıyla harç kullanılmadan basit şeklide örülen yuvarlak planlı temel kalıntısı ortaya çıkarılmış, bu düzenlemenin kentte konar göçer şekilde yaşayan yörüklere ait çadır temeli olduğu anlaşılmıştır.

2024 yılında sokağın 45 m’lik bölümü açığa çıkarılmıştır. Ayrıca daha önceki yıllarda kazılan 35 m’lik bölümde de gerekli düzenleme ve seviyeli toprak indirme çalışmalarıyla birlikte bu yıl toplamda 80 m’lik alanda çalışmalar sürdürülmüş, sokak Güney Agora ile birleştirilmiştir.

 

5. Güney Agora Kuzey Portik Kazı Çalışmaları

 Laodikeia kent planı içerisinde, kentin güneyinde yer alan Stadyum ve Güney Hamam - Gymnasium Kompleksi’nin kuzeyinde, Meclis Binası (Bouleuterion)’nın ise güneyindeki söz konusu yapılarla bağlantılı Güney Agora daha önceki yayınlarda 135 x 90 m olarak dikdörtgen planlı olarak tahmin edilmişti. Geleceğe Miras Laodikeia Projesi kapsamında 2024 yılı kazı sezonunda Güney Agora Kuzey Portik’teki çalışmalara başlanmıştır. Amaç Kuzey Portiği tümüyle açığa çıkararak alan hakkında detaylı verilere ulaşmak, Kuzey Portikten Meclis Binası (Bouleuterion)’na girişi sağlayan bölüm ortaya çıkartılarak yapı kompleksinin bağlantılarının ve kullanım evrelerinin tespitinin sağlanması, restorasyon çalışmaları sonrasında kentin güneyindeki kompleks yapı bütünlüğünün gezi güzergahı hattı içine dahil edebilmektedir.

Kazı çalışmalarında öncelikle topografyaya bağlı kuzeyden güneye doğru eğimli alanda yüzey toprağında seviye indirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Doğu-batı yönlü 25 m uzunluğundaki açmanın kuzey sınırı boyunca devam eden büyük boyutlu traverten bloklar, mermer plakalar ve devşirme mimari bloklarla harç kullanılarak örülmüş duvar açığa çıkarılmıştır. Kuzey duvarın 3,80 m güneyinde, bir duvar daha açığa çıkarılmıştır. Doğu-batı yönlü 12,70 m uzunluğunda, 75 cm genişliğindeki duvar, traverten, tuğla ve harç kullanılarak almaşık düzende örülmüştür.Kuzey-güney yönlü duvarları doğu-batı doğrultusunda sınırlayan doğu duvar, traverten ve tuğladan almaşık düzende örülüdür. Duvarın güney ucunda 75 cm genişliğinde, tuğla ve harç kullanılarak oluşturulan pişmiş toprak tuğla kemer yıkıntısı açığa çıkarılmıştır. Söz konusu duvarların açmanın kuzeybatısında bir mekân oluşturduğu anlaşılmıştır. Kuzey-güney yönlü 3,80 m genişliğe sahip mekânın kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan uzunluğu ise 20 metredir. Mekân içerisinde ve güneyinde gerçekleştirilen çalışmalarda mekâna ait güney duvarının yoğun tahribata uğradığı ve bir bölümünün deprem sonrası güneye doğru yıkılmış olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca güney duvar üzerinde mekâna giriş-çıkışı sağlandığı düşünülen üzeri pişmiş toprak tuğla kullanılarak oluşturulan kemerli bir kapı açıklığı açığa çıkarılmıştır. Mekân içerisindeki çalışmalarda ise 3,80 m uzunluğunda, 75 cm genişliğindeki bir duvar tespit edilmiş olup mekanın bu duvarla iki oda şeklinde bölündüğü anlaşılmıştır. Duvar üzerinde 90 cm genişliğinde bir kapı açıklığı yer almaktadır. Bu duvarla ikiye ayrılan odanın zemininde yapılan çalışmalarda ise balıksırtı şeklinde opus spicatum döşemenin bir bölümü tespit edilebilmiştir.

Mekânı üç yönde sınırlayan duvarlar üzerinde aynı aks üzerinde çok sayıda hatıl yuvaları yer almaktadır. Bunlardan kapı kemeri hizasında olanlar yapının 2. katına, diğerleri ise mekan içinde düzenlenen raflar için kullanılmış olduğu düşünülmektedir. Mekanın hem Bouleuterion’a yakın olması hem de duvarlarında hatıl yuvalarıyla bağlantılı raf sistemine sahip olması, diğer taraftan uzun hol şeklindeki planı Meclis Binası’yla bağlantılı işleve sahip Arşiv Odası/Mekanı? olarak kullanıldığını düşündürmektedir. Arşiv Odası/Mekanı?’nın güney duvarının aynı zamanda Güney Agora Kuzey Portik arka duvarı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.

Kuzey portik üzerindeki çalışmalarda ise dört adet postamentli Attik-Ion kaide tespit edilmiş ve portiğin kuzeybatı köşeden itibaren güneye doğru dönüş yaptığı anlaşılmıştır. Bu bölümde portik sınırlarının ve mimari düzenlemelerin belirlenmesine yönelik çalışmalara devam edilmiş, güneye doğru ise batı portik üzerinde üç adet Attik-Ion kaideli postament sırası açığa çıkartılmıştır. 2024 yılında bir bölümü açığa çıkarılan, Güney Agora kuzey ve batı portiğe ait Attik-Ion kaideli postamentler, sütun tamburları ve dor başlıkları portiğin anıtsal görünüme sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Açığa çıkarılan mimari elemanların depremlerin etkisiyle sıralı şekilde güneye doğru yıkıldığı ve mimari blokların düştükleri zemin seviyelerinde ise farklılıklar olduğu anlaşılmıştır. Yapı, postamentli sütun kaideleri, sütun tamburları ve sütun başlıkları gibi portiklere ait mimari elamanlarıyla kentin siyasi agorasıdır. Siyasi agora niteliğine sahip olmasının en büyük nedeni ise Meclis binasıyla organik bağ içinde konumuyla bağlantılıdır. Alanda ilerleyen dönemlerdeki kazı çalışmalarıyla yapının kullanım evrelerinin net şekilde ortaya konulabilmesi mümkün olacaktır.

 

 

6. Meclis Binası (Bouleuterion) Kazı Çalışmaları

Kentin güney aksı üzerinde yeri bilinen ancak kazı çalışmalarına 2024 sezonu içinde ilk kez başlanan Meclis Binası, Güney Agora’nın kuzeyinde kentsel bütünlüğü sağlayan bir noktada siyasi Güney Agorasıyla bağlantılı kompleks bir yapıdır. Mimari açıdan olduğu kadar kent ve toplum için önemli kararların alındığı yapı, doğrudan Agora ile bağlantılı önemli bir kamu yapısıdır. Kazı çalışmalarına başlamadan önce sadece üst cavea’da kısmen korunagelmiş mermer oturma basamaklarının 7-8 sırası görülebilmekteydi. Doğal zeminin oyularak yapılan Meclis Binası cavealarının altında hem yükselti oluşturarak topografyayı uygun hale getirmek hem de zemini sağlamlaştırmak amacıyla çaytaşı kullanılarak yapılmış opus caementicum blokaj yer almaktadır. Cavea’ya ait oturma basamaklarının bir bölümü orkestra bölümüne kaymış, bir kısmını da sökülerek taşındığı anlaşılmaktadır. Güneye bakan ve Greko-Romen tarzda yapılmış Meclis Binası’nın çevre (analemna) duvarıyla birlikte çapı 35 m, cavea çapı ise 30 m’dir. Geleceğe Miras Laodikeia Projesi kapsamında 2024 yılı kazı sezonunda Meclis Binası’nı tümüyle kazarak açığa çıkarmak ve yapıyı planlanan restorasyon çalışmalarına uygun hale getirmek amacıyla alan temizliğiyle kazı çalışmalarına başlanmıştır. Meclis Binası’nın sahne bölümündeki seviye indirme çalışmalarında doğu-batı yönlü sıralanan büyük boyutlu dikdörtgen traverten ayaklar tespit edilmiştir. Meclis Binasının sahnesinde toplamda 5 traverten ayak in situ açığa çıkarılmış, sahnesinin batı ucunda olduğu tahmin edilen diğer bir traverten ayakla beraber toplamda 6 ayak, 5 de kemerli giriş bölümü olduğu tahmin edilmektedir. Meclis Binası sahnesinin doğudan batıya doğru 3. traverten ayağının batı kenarıyla bitişik; 4. traverten ayağın doğu kenarıyla bitişik almaşık duvarlar arasında kapıların olduğu tespit edilmiştir. Örgü sisteminden dolayı Geç döneme tarihlenen almaşık duvarlar ve arasında bulunan kapının, olasılıkla güney yönde bulunan girişinin daraltılması amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Meclis Binası sahnesinin güneyinde, doğu-batı doğrultulu traverten, tuğla ve çaytaşı kullanılarak yapılmış duvarın üzerinde yer yer ince sıvalara korunmuştur. Yapılan çalışmalarda Meclis Binası’nı alt ve üst cavea olmak üzere ortadan ikiye bölen diazoma bölümü açığa çıkarılmıştır. Zemini mermer plakalarla kaplı olan diazomanın doğu ve batı uçlarındaki mermer merdiven geçişleri üst caveaya doğru “L” şeklinde yapılmıştır. Diazomanın kuzey duvarı ise büyük boyutlu, dikdörtgen mermer bloklar kullanılarak sınırlandırılmıştır. Meclis Binası’nın alt cavea bölümünün, üst cavea bölümüne göre çok daha sağlam olarak günümüze ulaştığı anlaşılmıştır. Yapı, olasılıkla dışta kare içte yarım daire şeklinde planlanmış yapının üstü kapalıdır. Çalışmalar henüz tamamlanmamıştır ancak kazı verilerine göre cavea 2 merdiven sırası (klimakes) ile üç eşit dilime (kerkides) ayrılmıştır. Alt caveada ise 8 basamak yer almaktadır. Alt cavea’nın merkezinde sonraki düzenlemelerde basamakların söküldüğü tespit edilmiş ve bu bölümde traverten, çaytaşı ve tuğlayla örülü destek duvarı açığa çıkartılmıştır. Oturma basamaklarının söküldüğü kısmın tabanı çift sıra tuğla ile örülü ve orta kısmı ise “U” şekilde bırakılarak sıkıştırılmış toprak zeminle doldurulmuştur. Meclis Binası’nın orkestra bölümünde, bir bölümü açığa çıkarılan büyük boyutlu dikdörtgen mermer plakalar kullanılarak oluşturulan mermer döşeme tespit edilmiştir. Meclis Binası’nda yapılan çalışmalarda 3 farklı tip cavea basamağı olduğu anlaşılmış, basamaklar üzerinde Grekçe harflerden oluşan birçok yazıt açığa çıkarılmıştır. Ayrıca alt caveanın ortasında önemli kişilerin oturduğu loca şeklinde (tribunalia) exedra yer almaktadır. Ayrıca yapılan çalışmalar sırasında “L” profilli cavea basamağının üzerinde yan yana yapılmış çift Kristogram açığa çıkarılmıştır. Kristogramların bulunması yapının uzun bir süreç boyunca kullanım gördüğünü göstermesi açısından önemli arkeolojik veridir. Diazoma geçişinin altında yer alan ilk oturma sırası arkalıklı proedria şeklinde yapılmıştır. Meclis Binası’nın sahne ve orkestra bölümünde, dolgu toprak içerisinde yapılan kazı çalışmalarında, sahne ve orkestra bölümüne doğru yıkılmış birçok mermer mimari blok tespit edilmiştir. Paye başlıkları akanthuslar arasından aslanların boğa başlarına saldırması ve abakus ortasında çeşitli başların yer aldığı figürlü yapılmıştır. Söz konusu blokların çoğunluğunu Meclis Binası sahnesinin üst yapısında kullanılan geison-simalar oluşturmaktadır. Kazılarda ortaya çıkartılan üç fascialı arşitrav ve frizler ile konsollu geison-sima blokları klasistik tarzda zengin süslemeli olarak dekore edilmiştir. Bu haliyle yaklaşık 500-600 kişi alabilecek kapasitededir. Geç dönemde payeler önüne olasılıkla depremden kaynaklı güçlendirme eklentileri yapılmıştır. Alanda bulunan istiridye kabuğu şeklindeki aedicula oldukça süslü işlenmiş olup bu da yapının nişlerle hareketlendirildiğini ve nişlerin içinde heykellerin olduğunu gösterir. Meclis Binası’nın şimdiye kadar bilinenin aksine günümüze ulaşan en iyi korunmuş birkaç yapıdan biri olduğu kazı çalışmalarıyla birlikte anlaşılmıştır.  Kent ve toplum için önemli kamu yapısı olan Meclis Binası gerek kentsel bütünlükle bağlantılı şekildeki konumu gerekse de anıtsal ölçülerdeki mimarisiyle dikkati çekmektedir. Mevcut yapının kentin erken dönem meclis binasının üzerine yapılıp yapılmadığı ise kazı çalışmalarının tamamlanmasından sonra netlik kazanacaktır.